Harun yahya’dan masallar

İlhan Pirinç

İstanbul’un birkaç yerinde açıldıktan sonra şimdilerde de Ankara’da açılması planlanan “yaratılış müzelerinde” günümüz formlarına yakın olan birkaç fosil gösterilmekte. Ve böylece “bakın bilmem kaç yıl önce de aynıydı bu canlı” gibi iddialarda bulunuyorlar; ama işin komik yanı bu fosillerden bazılarının güncel örneği ile pek de alakası yok.

Yıllarca birçok gencin aklında evrim karşıtı düşüncenin en önemli sembolü olmuştur Harun Yahya. Tırlarla getirilip sokakta bedava dağıtılan yaldızlı kitaplar birçoğumuzun aklında yer etmiştir. Bazılarımız “nereden geliyor bu değirmenin suyu?” diye düşünürken, bazılarımız da direk reddetmiştir böyle bir düşüncenin olduğunu. Ama birçok bilim insanının kendi camlarının arkasından çekingenlikle baktıkları insanlar, bu kitapları büyük bir ilgiyle okumuştur. Gerek dilinin kolaylığı, görsel öğelerin ve insanların duymak istediklerini söylerken bilimin özünü saklarkenki yeteneği bu kitapların çok daha uzun süreler okunacağının temini gibidir.

Ancak son yıllarda kitaplar az gelmeye başlamış olacak ki, işi iyice büyütüp birçok gazetede çarşaf çarşaf Harun Yahya reklamları yapmaya başladılar. Sonra bu da yetmedi, Mart 2006 ile beraber “yaratılış müzeleri” açmaya başladılar. İstanbul’un birkaç yerinde açıldıktan sonra şimdilerde de Ankara’da açılması planlanan bu müzelerde günümüz formlarına yakın olan birkaç fosil gösterilmekte. Ve böylece “bakın bilmem kaç yıl önce de aynıydı bu canlı” gibi iddialarda bulunuyorlar; ama işin komik yanı bu fosillerden bazılarının güncel örneği ile pek de alakası yok. Bu müzelerde aynı zamanda yaratılışçı düşünceyi propaganda eden –bilgisayar yanılsamalarıyla dolu- görsel şovlar da yapılmaktadır. Gerçi hemen akla evrimin son yıllardaki en büyük bulgularından biri olan Tiklaalik geliyor; hatırlarsanız Nisan 2006’da açıklanmıştı. Ama sanırım geçen 3 yüzyılda bulunan birçok fosil ve gerek eski dönemleri gerek de günümüzdeki ilişkileri inceleyen evrimsel biyolojinin çalışmalarının hepsini gözden kaçırmış olacaklar ki, geçen haftalarda hala “Kavrayamayan Evrimcilere Çağrı: Deliliniz Varsa Ortaya Koyun” diye bildiriler hazırlayabiliyorlar.

Harun Yahya bu bildiride diğer yaratılışçı ve bilinçli tasarım çevrelerinin çarpıtmalarının çok daha ilerisine giderek bilim insanlarının ellerinde evrimi kanıtlamak için 3-5 fosilin bile olmadığını iddia ediyor. Gerçi evrimin sadece fosillerden kanıtlandığını sanması bile bilimsel yöntem üzerine hiçbir şey bilmediklerinin bir göstergesi; ama –yaşamış canlıların çok küçük bir kısmı fosilleşmiş olsa bile- elimizde milyonlarca fosil kayıt varken bunları reddetmek bilimi yok saymakla eşdeğer. Devam eden bölümlerde ara türlerin bulunamamasından bahsedilmekte; yalnız ara türlerin büyük bir kısmının bulunduğu gerçeğini bir yana bıraksak bile ara türlere gelene kadar evrimin önemli değişim safhalarını zaten diğer fosillerden gözlemlediğimiz kabul ediliyor demektir. Bu durumda “canlılar ilk yaratıldığından beri değişmemiştir” düşüncesini kendileri yalanlıyorlar. Bir başka bölümde dünya üzerindeki fosillerin %99’unun bulunduğundan bahsedilmektedir; ama bu istatistiğe nasıl ulaşılmıştır, o bölüm şaibelidir. Ayrıca bildirinin yarısı beynin çalışmasının anlaşılmadığını üstünedir ve bu konu da evrim biyolojisinin cevaplayacağı bir konu değildir.

Broşürün son bölümü Harun Yahya (artık gerçek ismini de veriyor –Adnan Oktar-) ve bu çevrelerin çalışmalarının nereye hizmet ettiğini açıkça ortaya koymaktadır. “Darwinizm ile ilmi mücadele teröre çaredir” başlığı altında yazılanlara bakarsak:

“Güneydoğu’da, bölücü komünist-marksist mihrakların oluşturduğu Cumhuriyet tarihimizin en büyük ayaklanması devam etmektedir… Bu büyük fitnenin, ideolojik felsefi temelinde insanı, tesadüflerin ürünü olan bir hayvan olarak tanıtan Darwinizm vardır. Darwinizm yok edildiğinde, evrimciliğe dayalı marksist anlayış da çökecektir… Kesin çözüm, söz konusu ideoloji ile “iyi ilmi mücadele”dir.” şeklinde aslında emperyalizmin Darwin’in teorisi ilk ortaya atıldığından beri devrimci anlayışla bunu nasıl eş tuttuğu ve bu teorinin çöküşünü Marksizm’i çökertmek kadar önemli gördüğünü ortaya koyar niteliktedir. Emperyalistler, evrimi çökertmek için bu gibi propagandaları tarih boyunca yapmışlar; ancak başarıya ulaşamamışlardır. Marksizm ve evrim her ne kadar farklı alanlarla ilgilenseler de birçok kez sırt sırta vermiş ve bu hurafelerin hakkından gelmiştir. Doğa ve insanlığın gerçekleri aracılığıyla bunu birçok kez yapmaya da devam edecektir.

Evrim nedir?

Evrim günümüzün geçmişten farklı olduğunu ve doğanın değiştiğini açıklar. Galaksiler, yıldızlar, güneş sistemi ve Dünya zaman içinde değişmiştir. Aynı şekilde Dünya üstündeki yaşam da değişmiştir. Biyolojik evrim Dünya üzerindeki yaşamın tarihi boyunca nasıl değiştiğini inceler. Günümüzde yaşayan canlıların ortak bir atasının olduğunu ortaya koyar. Zaman içinde, doğal seçilim gibi bazı süreçler ile canlılar değişimini açıklar.

Evrim gerçek midir?

Evrim teorisi Dünya üzerindeki yaşamın nasıl değiştiğini açıklar. Bilimsel kavramlarda ‘teori’, günlük dilde kullanıldığı anlamda ‘tahmin’ veya ‘önsezi’ anlamına gelmez. Bilimsel teoriler doğal fenomenlerin, denenebilir gözlem ve deneylerin mantıksal birleştirilmeleriyle oluşturulurlar. Canlı dünya hakkında dev bilgi birikimimizi bilimsel olarak en iyi açıklayan biyolojik evrimdir. Bilim insanları “gerçek” kelimesini ender olarak bir olgu eğer daha fazla gerekmeyecek kadar çok denenmiş ve gözlemlenmişse, doğruluğundan şüphe etmeyecekleri zaman kullanırlar. Evrim gerçekleşmiş olduğu bu açıdan bir gerçektir. Bilim insanları canlıların evrimleşmiş olduğunu artık sorgulamıyorlar; çünkü bunun kanıtı çok güçlüdür.

Birçok ünlü bilim adamı zaten evrimi reddetmiyor mu?

Hayır. Evrim üzerindeki bilimsel fikir birliği çok güçlüdür. Bazı yaratılışçı çevreler bazen ünlü bilim insanlarından sözler kullanırlar ve bunu bilim insanlarının evrimi desteklemediği anlamında kullanarak çarpıtırlar. Oysa o sözler evrimin nasıl gerçekleştiğini sorgular, olup olmadığı değil. Örneğin; Stephen Jay Gould’un “ara formlara çok ender rastlanması paleontolojinin büyük sırrıdır.” Sözü birçok yerde evrimin bu ünlü temsilcisinin teoriyi yalanladığı anlamında kullanıldı. Oysa ki, Gould bu sözüyle evrimin olup olmadığı değil; nasıl olduğunu sorgulamaktadır ve evrimsel ilerleyişin hep küçük adımlarla ve yavaş olmayacağını ve ani değişimlerin, sıçramaların da evrimleşmenin bir yolu olduğunu vurgulayan ‘noktalanmış evrim’ düşüncesini açıklıyordu.

Bu kutu ABD Ulusal Bilim Akademileri’nin ‘Science and Creationism’ (Bilim ve Yaratılışçılık) isimli kitapçığından kısaltılarak alınmıştır.

18 Responses to “Harun yahya’dan masallar”

  1. isimsiz Says:

    bilimin özünü saklarkenki yeteneği bu kitapların çok daha uzun süreler okunacağının temini gibidir.

    Böyle saçma iddialarınızdan, HY’nın tek bir kitabını okumadığınız anlaşılıyor. Evrimle ilgili bir kaç kitabına bakın isterseniz. Bilimi ne kadar gizliyor(!) Kaynaklarına bakın kitabın, pek çok bilimsel kaynak var. Adam kaynağını da gösteriyo araştırmaların, iddiaların. Siz ise bilimi gizlediğini söylüyorsunuz.

  2. ersin Says:

    Harun Yahyanın Savunucusu değilim. Ancak kendi sitemde makale ve eserlerine inandığım için yer veriyorum. Eğer evrim teorisine inanan biri iseniz burada Harun Yahyanın eserlerine laf etmek yerine sizde teoriyi ispatlayın. Adnan OKTAR ın şahsı beni hiç enterese etmez. Ancak yazıları beni inandırıyor ve gerçek düşüncelerimi içinde barındırıyorsa benim işim o.

  3. güldüm sadece Says:

    zuhahaha komiksiniz yauu🙂

  4. maymunsoyu Says:

    insanların harun yahya’nın çakma kaynaklarından bu kadar etkilenmesi çok komik. “vay be ne kadar çok kaynak vermiş, ne kadar bilimsel” diyen insanlar o gösterilen kaynak makale ve kitaplara bir açıp baksalar bütün alıntıların nasıl da çarpıtılarak yapıldığını görecekler.

    bilimsel makalelerde kaynak 1- kes yapıştır olmasın diye 2- okuyan kişi alıntının doğruluğunu kontrol edebilsin, orjinal kaynağı okuyabilsin diye koyulur. hy’de ise yalnızca göz boyamak için.

  5. Bilim Says:

    YOBAZLAR BİLİMİN ADINI DUYDUKLARINDA KARANLIKTA KORKUDAN ISLIK ÇALAN ÇOCUKLAR GİBİ DEMOGOJİK YAZILAR YAZMAYA BAŞLIYORLAR.

    METAFİZİKLE BİLİM DEĞİLDİR BİR YANDAN DOĞA ÜSTÜ OLAYLARA İNANMASINI İSTEYECEKSİNİZ İŞ GERÇEKLİĞE GELİNCE ARAŞTIRMAYA GELİNCE TANRI YAPTI DİYİP KESTİRİP ATACAKSINIZ YOK ÖYLE…

    BİR HALT BİLDİĞİNİ ZANNETTİĞİNİZ HARUN YAHYA CDLERİNİ BAŞTAN SONA İZLEDİM ÇOK GÜLDÜRDÜ BENİ TAM BİR ZÜBÜK BİR TUTAM BİLİMSEL GÖRÜŞ OLMAYAN CDLERDE DİNİ DUYGULARI KULLANARAK ARAYA BİLİM DİYE SOKUŞTURDUĞU SAÇMA SAPAN FİKİRLERLE İNANÇLI İNSANLARLA DALGA GEÇİYOR.

  6. hakiki türk Says:

    Yazısına yobazlar die başlayan ve kendini bir b…zanneden şahıslara bir kaç soru sormak isitiyorum lütfen bana mantikli ve bilimsel bir cevap verebilirlermi????

    Bilim bilim diye bağırıp duruyorsunuz ama bilimden hiçbir bilginiz yok,neden die sorarsanız dünyanın en büyük bilimsel buluşu olan big bang bilimseldir ve dünya bu bilimsel buluşu kabullendi ve bir kişi çıkıpta bu yanlıştır diyemez çünkü kuranda bile big bang belirtiliyor hatta ve hatta evrenin genişlemesi bile belirtiliyor buda kuranın bilime ne kadar yakın olduğu ve insanları en doğru şekilde bilgilendirdiği apaçık ortada.

    SORUM ŞU : Big Bang Tesadüfenmi olmuştur_?

    lütfen bilimsel ve mantıklı bir cevap istiyorum sağdan soldan duyduğunuz ve anlamını bilmediğiniz kelimeleri telafuz etmeyin

  7. atatürk Says:

    Kendilerini maymun soyundan geldiklerini sanan zavallı insallara acıyorum hayvan oğlu hayvanlar dersem kızmanıza gerek yok çünkü gerçekten siz hayvansınız hayvanlarsınız…

    ha maymun ha köpek ne fark var aralarında o yüzden size şöylede hitab edilebilir İT OĞLU İT , KÖPEK , KÖPEKLER :))

    Valla ben anlamam eğer soyunuzun hayvandan geldiğini düşünüyorsanız bu kelimeler size iltifattır beni sevmeniz gerekiyor…:)))))))))
    çok hoşuma gitti valla düşününsene adam resmen soyunun maymun olduğunu düşünüyor genel anlamda maymun bir hayvan değilmi alın size bilimsel bir açıklama o zaman Darwinciler Hayvan oğlu hayvan HAHAHAHAHAHAHAHAYVANLAR:))))))

  8. arkineco Says:

    Evrime inanan biri olarak şunu söyleyebilirim ki maymunlarla kuzen olma konusunda hiçbir problemimi yoktur (ki maymunları da severim zaten), beni benimsediğim teoriden asıl soğutan şey sizin gibi kör yobazlarla soyumun bir yerde çakışmasıdır. Big-bang meselesini de (daha önceden de tekrarlamıştım şimdi de tekrarlıyorum) belki de yaratılış teorisine en çok darbe indiren teoridir ve bu konudaki bilimsel verileri inceleyip de göreceğiniz gibi bu teori üzerinde araştırma yapan bilim insanlarının çoğu ateisttir. Bugün bilim insanlarındaki ateistlik oranının da en yaygın olduğu bilim dalı fiziktir(ki big bangı inceleyen kozmolojinin en çok kullandığı bilim dalı fiziktir). Teşekkürler.

  9. dnzz Says:

    Evrim teorisine inanmak,maymundan geldiğine inanmak diye bişey olmaz koduğumun malları.Evrimi bilmek vardır.Maymunla aranızdaki akrabalığı BİLMEK vardır.Mesele bilmek tir.İnanmak değil.CAhil öküzler.

    Söz ensest ilişkiye geldiğinde (ADEM-HAVVA) hiç utanma duymayan orospuluğa meyilli biçare beyinler,tamamen GERÇEK bilimsel verilere dayalı Evrim teorisini anlamak bir kenara,ihtiyaç bile duymuyorlar.

    MAymunla değil,maymunla ortak bir atadan geldiğimiz vurgulanır.Sizin gibi egoist ve kendini bi bok sanan zavallılar bunu kavrayacak zeka yeterliliğine sahip değiller.O yüzden çok konuşmayın gidin birbiirini siken atalarınız için dualar edin.Piç soyunun tohumları.

    Harrun yahyanın ben anasını sikiim.Bİldiği bişey olmadan,sadece karalama maksatlı ideolojik bir tutum içinde.ANliicanız orospu bebesinin önde gideni.O ne anlar evrimden veya bilimden.Yetersiz bilgiye sahip birinin söyledikleri zaten ancak kendi gibi cahil bir kitleyi etkiliyebilir.Daha fazlasını yapabilirmi.HAyır.Çünkü cehalet sandığımızdan çok daha fazla düzeyde.ELbette bundan etkilenenlerde sadece cahil kitleler olacak.Sİz hiç gördünüzmü bir bilim adamının harun yah yah gerzeğiyle muhatap olduğunu.

    Yaratılışçılarn sorunları bişey bilmememelerinden öte,düşündükleri ve savundukları fikirlerin BİRŞEY olduğunu sanamalrından kaynaklanıo.Bayaa ciddi ciddi bişey savunduklarını iddia ediyo bu gerizekalılar.

    Bu orospu kılıklı yaratılışçıların yorumları bencve ilk önce kontrolden geçrilmeli.Evrim geçirip tam birt insan formunda oldukları ispatlandıktan sonra yorumlarına izin verilmeli.Kİmse evrimini tamamlamamış Neadartel formunda bir fosille muhattap olmak istemez.Götten yemiş gerzekler.

  10. desmon79 Says:

    Yuce Allah size insan olabilmeyi nasip etsin demekten baska bisey diyemiyorum. Nasil bu duruma geldiniz ne yediniz ne ictiniz ne okudunuz da bu duruma geldiniz kim bilir kucukken neler yasamissinizdir, muhtemlen onlarin etkisi olmustur, Allah akil fikir versin yardim etsin size

  11. n.ateist Says:

    bir zamanlarda evreni dünya merkezli sanıyorlardı. fussilet’te de geçer bu. önce yer ve üstündekiler yaratılır , sonra allah göğe yönelip 7 tabaka haline düzenler ve yakın bölümüne yıldızları asar. bu batlamus denilen herifin yermerkezli evren fikridir, muhammed’in devrinde kopernik devrimi henüz gerçekleşmediği, bunun için aradan bin yıl daha geçmesi gerektiğinden insanlar yer ve göğü ayrı şeyler olarak nitelendiriyor, dünyanında gök dedikleri evrenin basit bir gezegeni olduğunu bilmiyorlardı. yer ve gök ayrı şeyler olarak bilindiğinden kuranda “gökler ve yeri ayırdık, her şeyi sudan yarattık” ibaresi sözkonusu.
    bruno’yu bu yüzden roma’da diri diri yaktı hristiyanlar, tek sebep dünya merkezli evreni reddetmesiydi. keza aynı şey evrim içinde geçerli, ama evrim gözlem araçlarıyla gözlenemeyecek kadar uzun sürelere, milyonlarca yıla yayılan yavaş bir süreç olduğundan bunu fırsat bilerek kopernikte gerçekleştirdikleri şeyi daha uzun vadeli olarak uyguluyorlar, hepsi bundan ibaret.

  12. ahmet Says:

    evrime inanlar siz aptalsınız

  13. erhan Says:

    Bu evrime inanmayanların birtane bile düzgün yorumu yok… allah cezanızı versin allah çarpçak başka bişe yok…. evrim teorisine inananlarda genelde açıklamalar yaparak anlatmış buda evrim teorisine inanan ve inanmayan arasındaki cehalet farkını ortaya koyuyor

  14. mücahit reis Says:

    merhaba arkadaşlar ben harun yahyanın eserlerinin doğru olmadığını düşünüyorum ama karakter olarak kişilik olarak bir numaradır odnan abi… beraber grup sekslerde az ter dökmedik… kendisi 60 yaşına geldi hala karı kızı zıplatıp hoplatıyor…. bizde onun izinden gidiyoruz ben henüz 20 tane bacı sikebildim, o 15678942 tane sikmiştir emin olun….. adam mala vuruyor şu anda ve siz onun hakkında tartışıyorsunuz ve de evrim teorisi tabi önemli bi teori… adnan hocamızda zaten yayın arasında evrimi savunuyor yayın başlayınca yaratılışı……………… öptüm gençler emanet olun bacı beklemez vuruşa gidiyommmmmm bysssss

  15. hüseyin kara Says:

    arkadaşlar merhabalar…..

  16. Acizler Says:

    Big Bang ile gerçekleri öğrenmek için Sicim Teorisi (String Theory) ile ilgili şeyler okumanızı ve -zor ama- anlamanızı tavsiye ederim.

    İyi şanslar.. İhtiyacınız olacak.

    bir de 10’ncu boyutla ilgili araştırmalar yapın. Youtube’da videolar var, İngilizce biliyorsanız belki anlarsınız.

  17. n.ateist Says:

    güzel..

  18. Kanber Says:

    Sicim kuramı, m kuramı ile ilgili videoları izleyen biri olarak; acaba siz tam olarak o videoları anlayabildiniz mi? O videolarda gerçek olan şu ki Bingbang teorisi gerçek, m teorisi sadece bir kuram olduğundan bahseder. Bilimsel bir dayanağının olmadığını Stephan Hawkings de itiraf ediyor. Ama ümidim var diyor. National geografic kanalındaki belgeseli izleyebilirsin. Ayrıca sonsuz boyutta evrenin birden var olması için yine hiçlikten çıkmış olması gerekecektir. Yani bu konuda da yenildiler. Aslında kozmoloji ve ilk organik yapı hakkında tesadüfçülerin bir bilimsel açıklaması yoktur. Ama boş yorumları boldur.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: